Dün gece yatmadan önce bi facebookuma gireyim dedim, kovboydan bi mesaj gelmiş, "sen ordan benim facebookuma girdikçe benden burda paso şifre istiyor!!" Anaaammm sıçtım diyerek döşedim mesajı, "iyi misin senn, bilsem şifreni gece yarısı sen uyurken parmak ucumda yakalanma korkusuyla telefonunu çalıp kurcalamazdım heraldee, face de sorun vardır, benimki de girmiyor uyuz ediyor beni. Bulmaya çalıştım yalan söylemeyeyim ama tutturamadım." ha gayret belki yutar diyerek döktürdüm. Söylediklerimde yalan degil ha, gece yarısı horlama sesini bekliyorum, telefonunu çalıyorum parmak ucu yürüyüşümle diger odaya kaçıyorum falan, dogru yani bunlar. Neyse hala cevap gelmedi o konuda, inşallah yutmuştur.. Bile bile, göre göre kabul etti, affetti desin istemem. Öyle olursa hepten açık açık boynuzlamaya başlar bu sefer..
Neyse sabah uyandım kan ter içinde, fena bi rüya görmüşüm, rüya da pek görmem aslında, bizim sinek ve kuzeni bana komplo falan kuruyorlar, yanlış anlıyorlar ortadaki durumu, saçma salak böyle degişiyor insanlar, kuzeni birden, eski arkadaş "sütçüye" dönüşüyor falan ıvır zıvır bi ton saçmalık.. Asıl kötü kısmı ise, sinegin bogazına yapışıp yerde sürüklememdi, o kadar gerçekçiydi ki, onun o anki korkusu, gözlerinin bakışı, benim sinirle onu sürükleyip bogazını sıkışım.. Uyandım kendime kızıyorum cani, pislik karı diye, bi yandan da savunuyorum, ama o da bana böyle böyle yaptı, iş çevirdi arkamdan, sırtımdan vurdu nankör, haketti haketti, pislik, bık bık diye.. Hayırlara vesile ola diyerek anama anlattım, sana bi konuda yardım edecek sinek dedi, ne alaaakaaa yeaaa.. Adamı boguyorum, o bana yardım ediyo çıkıyor. O zaman her önüme geleni bi güzel pataklayayım bari de hep yardım alayım, ohh miss..
Rüyanın etkisini atlattıktan sonra dogru hastaneye gittik,hergün bugün, yarın diye diye erteleyip duruyordum, bu sefer kaçamadım, biliyorum kan alcaklar, korkuyorum arkadaş, korkmakla kalmayıp bayılıyorum da! Bayıldım işte yine, allahtan özel hastaneye gitmiştik, devlet hastanesinde telef olurdum artık yerlerde.. Annem heryeri ayaga kaldırmış, bi kendime geldim, tekerlekli sandalye gelmiş, hemşire falan ugraşıyor, insanlar toplaşmış falan, götürdüler yatırdılar beni, annem aglıyo yine başımda.. Her dakka akmaya hazır boncuk boncuk damlaları vardır annemin, en ufak şeyde düşmeye başlayıverirler.. Çok utandım bayıldığım için yaaa, ben orda kendi çapımda sessiz sessiz bayılıvermiştim, ne diye yaygara çıkarıyosun ki, az sonra gelcem kendime.. Anemin boynuna yerleştirdiydim kafayı, şekerimi de attıydım agzıma, gittim gidiyom diyerek yavaş yavaş bayılıverdiydim. Bayılmaya o kadar alışıgım ki, biliyorum sırayla adımlarını artık, en son bayılıyorum demişim ve ardından titreyip, inleyip, salmışım kendimi. Kulaklarımın uguldadıgını hatırlıyorum en son.. Paramla bayılırım arkadaşşş...
Off hayvan karı kolumu deşmiş halen ağrıyor..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder