18 Temmuz 2011 Pazartesi

Çenemin hikayesi

 Konusu geçmişken onu da anlatıvereyim de çıksın aradan. Hazır bu kadar boş ve sinirden uykusuz geçirdiğim bir gece bulmuşken..

 Okuldayım, red bull kızları beleş red bull dağıtıyor, ("red bull kanatlandırır" bu sloganın gerçekliğini yazının ilerleyen vakitlerinde anlayacağız..) aldım bi tane içtim. Arkadaş içemedi onunkini de içtim. Neyse gün bitti, eve gittim, o sıralar depresyondayım, sevgilim var uzun süreli ve artık cinnet evresindeyim, boka yıllar öncesinde sarmış, uzatmaları geçmiş, sündürmeleri oynuyoruz falan o derece konumumuz. Her zamanki gibi eve gider gitmez bilgisayarıma tünemiş zaman öldürmeye, düşüncelerimi silmeye çabalıyorum, yan odadaysa ev arkadaşım ve arkadaşları içip, eğleniyorlar. Çağırıyorlar ama onlara katılmamakta direniyorum. "gelmicem bennn beaaa!" çıglıkları atıyorum. Atlatmaya çalışıyorum falan.. İşlemedi, gittim, içtim bir tane, derken saat olmuş 4, sabah dersim var, devamsızlık sorunum var gitmek zorundayım, yatayım artık dedim, yattım. Sabah alarm çaldı tabi benim götümde pireler uçuşuyor.. Bir mesaj geldi sallamadım, ikinci mesaj, baktım en yakın kız arkadaşım "sinek", "kalkkk artıııkkk çabuukkk kallkkk, okulaaa geellll", okula 5 dakika uzaklıktaki evimden ya geç kalırım, ya da gitmem, tanıyor beni, o sebepten dayatıyor ki geleyim. Ha gayret, dedim kalktım. İlk iş ocaga su koydum, kahve-sigara ikilisi, sabah tutkum.. Tuvalete geçtim elimi yıkayacağım aynaya bi baktım bembeyaz surat! Çok bayılan bi insanım, tansiyonumun düştüğünü artık gelişinden anlıyorum, hemen çömdüm yere. Fenalaşmaya başladım iyiden iyiye, mide de gitti, bulanıyor.. Okuluna sıçayım gidip yatıyorum, dedim kalktım ayağa, ocagın altını kapatacam, olmuyor, çeviriyorum çeviriyorum kapanmıyor, derken ev arkadaşımın bana ismimi seslenişini duydum, bi yandan da omzumu dürtüyordu. Hani saniyede binlerce düşünce geçti derler ya, aynen öyle, kız bana bir iki kere seslendi anca, o süre içerisinde aklımdan geçenleri sırayla yazıyorum, "bu gerizekalı beni niye uyandırıyor lan?, lan ben kalkmıştım noldu, yataga nasıl geldim? Yoksa düştüm mü? Koridordaki koltukda çocuk uyuyordu üstüne mi düştüm acaba? Nerdeyim lan ben?" derken ev arkadaşım, "düştün mü, bayıldın mı" dedi, "bayıldım" halen olduğum yerin neresi oldugunun farkında değilim, kımıldamamışım ve gözümü açmamışım.. Kendime geldim, yerde yatıyorum iki seksen, mutfak tezgahının önündeyim, koltuga bile erişememişim. Kaldırdım kafayı, baktı suratıma dur dur dedi, gitti içeri, peçeteyle döndü, çenemi siliyordu ki birden suratı değişti, kalk hastaneye gidiyoruz dedi, kalktım, hastaaaneeyeee gitmeeemmmm, diye çemkirdim. Dikiş atılması gerek diyor, ben küçük bişeydir sanıyorum, küçükken annemin dudagıma dikiş attırmadığı geliyor aklıma, iz kalmasını istemiyorum, dikiş attırmam, diyorum, gidersin gitmezsin derken ablamı aradım ağlıyorum "diktirmiijjjeeeemmm, hüeegghh" aldı kız elimden telefonu, söylemedim ona ama dikiş atılması gerek çok derin, dedi, böhüüüwww diye inleye inleye ablamın "dikiş attırmazsan büzüşür oran, çipçirkin olursun" laflarıyla hastaneye gitmeye ikna oldum.

 Bi kaç kere kustum falan evin içine, bizim sinek mesaj atıyor bu ara, aradım "bennn hastaaaneeeye gidiyommm, geeelll" diyerek pöykürdüm falan derken gittik hastaneye, bu geldi, kedi şeyini görmüş yara sanmış misali yüz ifadesi çenemdeki peçeteyi kaldırmamla beraber "enaammm bu neeeyyy" halini aldı.

 Korkularım arasında dikildi, tam tamına bi saat, üç kat, gıkım çıkmadı ki iğne en tırstıgım şeydir, bayılırım direk görünce. Dikti herif beni bildiğin saatlerce. Başta da öyle bi tehdit etti ki zaten kılımı kendim kıpırdatamadım. "istersen kıpırda, yanlış dikerim, götüm gibi olursun"..

 Meger ocagı kapatmaya çalışırken ben uçmuşum, kafayı tezgaha çarpmışım, kafa sekmiş ordan diger yana dönmüş ve çekmecenin açma kolunu kırıp ordan çıkan çiviyle çeneyi yarmışım..
 

Hiç yorum yok: