18 Temmuz 2011 Pazartesi

Oluşum evresi..


Yapacak bir şeyim yok. Odaya kitlemiş bulunmaktayım kendimi. Elimde bir telefon ve gecenin bir yarısı! Oturup bir başlangıç yapayım bari.. Hayatımın özeti, daha dogrusu özetin başlangıcı.. Nereye kadar giderse artık...


1987 yılında devlet hastanesinde dünyaya gelmiş bir kız çocuk, istenmeyen, tekne kazıntısı..

 Yılların ardından, delik prezervatif sonucu, kaza eseri oluşmuş ve aldırılmaya ramak kala belki erkek olur umuduyla hayatta kalmasına karar verilmiş istenmeyen evlat.. 

 Erkek çocukları olmadığından da değil ha, nedir bu erkek sevdası onu anlamış değilim. Ulan biz kadınlar üzerinde kurulmuş bu dünya, her boku yapan bizleriz, doğuran, besleyen, şevkat gösteren, iki yakalarını bir araya getiren, her şeyi düzene sokan, vs.. ama öyle zihniyette insanlarız ki halen erkek erkek diye ölüyoruz. Bir ton çocuk yapmışsınız, maşallah annem makina gibi işlemiş, babamda futbol takımı kurmaya niyetliymiş, tam huzura kavuşmuşsunuz, büyütmüşsünüz çocukları, daha neyinize sizin bir erkek daha! Aldırın gitsin anasını satayım..

 Neyse, işte erkek olurum ümidiyle canına kıyılmaktan vazgeçilerekten beklenmeye başlanmış. Tabi o zamanlar teknoloji şimdiki gibi değil, bizimkiler de fakir, ultrason falan ı-ıhh, doğana kadar erkek olarak sevilmişim ana karnında. Tabi çıka çıka dana yavrusu gibi bir kız çıkmış, apışıp kalmışlar. Dana yavrusu dedim de bildigin "nur topu" tabiri benim için söylenmiş vallahi. Nur kısmını bilemicem ama bildigin top gibi, besili çıkmışım. Hatta çıkamamışım da zorla, kadıncagızın üstünde tepine tepine çıkarmışlar beni.

 Tabi kız olduğumu öğrenince suratıma bile bakmadan terketmiş orayı bizim peder. Adanan adaklar falan da kesilmemiş tabii.. Kız lan bu, pört, ne gerek var, aman çükü yok bunun.. Bir hafta geçmiş, peder rüyasında bir koç görmüş, asılı, kesilecek, ama bir sorun var, kafası benim kafa..

Uyanır uyanmaz ilk iş gidip kesmiş kurbanı. Yaaa, nabeerr, böyle kesersin işte, çüküm yok ama bende sevimliyim yani, kandan, candan, sendenim..

Derken söylememe gerek yok sanırsam en sevdiği çocuk haline geldim, sevimliligimle. Yanından ayırmazdı hiç beni..

 Büyüdüm büyüdüm büyüdüm.. Fazla detaya inmeyeceğim, bahsetmek istemiyorum aile fasıllarından fazlaca, 9 yaşıma geldim ve bir gece kaybettim babamı, ve.. Son işte. Yani acıların döneminin başlangıcı.. Bu kısımları da es geçmek istiyorum, mümkünse hatırlamayayım bile direk büyümüş olayım, hatta hafıza silme işlemi falan yaptırayım da boşluk olsun, cidden istiyorum bunu..

Hiç yorum yok: