şimdi ciddi olarak bi çavo var, bi de mamut. mamut, facebook sayesinde buldugum ilkokul arkadaşım oluyor. kardeşim derdik biz bunla birbirimize, camıştan ayrıldıgımda da çok destegini görmüşümdür. her sıkıntımda hep destek olmuş iyi bi insandır kendisi.. bunun ilkokul 3. sınıftayken annesi vefat etmişti. sınıfa geldiler aldılar falan, sonradan ögrendik ki asmış kendini annesi.. yani duygusal bi çocuk, aynı zamanda çok iyi.. tip olarak, ımm kısa boylu, çok çirkin degil lakin çok yakışıklı da sayılmaz.. neyse yie konuşuyorduk benim dert tasa mevzularından, ben görücü usulü evlenecegimi söyledim, bu da benle evlensene dedi, sakayla başlaren bi baktık biz ciddi ciddi evlenmeye karar vermişiz..evlencez falan diye muhabbet ediyoruz da kimse benim evlenecegime inanmıyor be arkadaş. hani insana kırk kere söylersen bi şeyi, olur! kırk insandan da aynı tepkiyi aldım ya, kimse ciddiye almıyor beni, neredeyse bende ciddiye almamaya başlayacagım kendimi.. hoş ciddiye de almıyorum sanırım. davulun sesi uzaktan hoş geliyor sadece. ciddiye bi binse benim etekler tutuşur.. birazda kovboya kaybettin lan beni havası yaratmak heral niyetim..
neyse, gelelim çavo ya, onunla da denizde tanıştık. ben çevreye "uu beybi" "cıvır cıvır, gel yamacıma" diyerek bakarkene 2 cıvır arkamıza yanaştı, alllaaahhh dedik, tabi hepsi benim diye atıldım ben. neyse denize giricekken seslendi bu çavo, eşyalara ben bakarım siz çıkınca da size veririm ben girerim dedi. iyi hoş dedik, ama böyle bildigin havalıyız "cıvırlarrrr gelin lan" diyen kızlar yok, gayet şaşırmış, aa aa biz namuslu ızlarız, bizle sadece eşya bakma konusunda muhabbet edebilirsiniz edasındayız. neyse girdik çıktık falan, onlar emanet etti, arabanın anahtarıı ve üstünde yazan "volvo" yazısını görmemizle beraber gözlerimizde dolar işaretleri belirdi. çeşmeye giderken otobüste de "arabalı birini bulalım da dönüşü beleşe getirelim" dediydim. dilek kapım açıkmış keşke dogru düzgün bi dilege harcasaydım hakkımı anasını satayım. zengin olmayı dileyebilirdim ya da ne bilim kovboy kör kütük aşık olsun, beni unutamasın, aşkımdan yanıp tutuşsun falan diye hakkımı düzgü dileklere kullanabilirdim.. neyse kısmet dönüşü beleşe getirmeyeymiş. bir iki emanet derken bu denize girecek, eşyaları bıraktı, yarım agızla "sende gelsene" dedi kaçtı. bi süre kaldım ben öyle yerimde, süzgeçte geçirmeye çalıştım baktım olmadı, döndüm sinege "bana mı dedi lan bu, ne dedi? noluyo lan" derken şöyle aradan zaman geçti koştum gittim. tabi onun çagırmasıyla gitmemiş edasındayım. gözde görmüyo benim zaten, bodoslama yürüyorum, hadi lan çık karşıma diye dua ederk. derken lönk diye çıktı karşıma, başladı konuşmaya.. neyle geldiniz sizi bırakalım dönerken, yemek yediniz mi beraber yiyelim.. falan fıstık çıktık denizden. dönüş saati geldi, davet ettiler beraber dönmeye karar verildi ve döndüükkk... belli herif baya bi zengin, belli bana ilgisi var.. hadi numaranı ver, numaramı iste falan derken indik arabadan, el sıkıştık, "gitti canım paracıklar, lan a.q bu muydu yani, istemicen mi lan numaramı, gidiyom lan hayvan" derken tam döndüm boynum bükük gidiyorum "seninle konuşgjkgşjkgjlghlj..." yine döndü gitti a.q, yine beyin amcıklaması yaşadım bi süre, ne dedi lan bu diye sinege baktım o bana baktı.. döndüm ben mi, efendimm? evet sen dedi.. gittim, numaramı istedi falan filan işte.. sonra da dışarı çagırdı ertesi gün. bildigin kırooo, çavoo ve benzeri bütün laflar.. şimdi ben hangisini seçmeliyim a.q!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder