6 Temmuz 2012 Cuma

kovboya mektup..


kendimi kandıracak bir bahane bile bulamıyorum kovboy, bahanelerimi bile çürüttün. önceleri ne yaparsan seni bi yerde haklı buluyordum. hep kendimi suçluyordum.şimdiyse şöyle bir geçmişe baktıgımda senin için düşündügüm her şeyin ne kadar yanlış oldugunu görüyorum
gözlerinde acı görürdüm. gerçekten acı çektigini sanırdım. acı çekmeni de tek sebebe baglardım, "beni istiyor, seviyor ama kabullenemiyor.. ben ona yanlış yapmazsam, ona kendimi tanıtırsam, içimdeki beni görürse fikri degişir, bana güvenir, gözlerindeki acı geçer" dedim hep kendi kendime.
sana bi kere sormuştum, gitmemi gerçekten istiyor musun diye. sende demiştin ki, "sana git desemde gitme, gerçekten istedigin için kaldıgını bileyim.." ben bi tek bu söze bakarak diger bütün söylediklerini duymazdan geldim. gitmemi istemiyor, ama mecburiyetten kalmamdan korkuyor, ondan sıkılıp sıkılmadıgımı, gerçekten yanında kalmayı isteyip istemedigimi görmek duymak bilmek istiyor diyordum kendime. ne kadar safım degil mi..
sana umut vermedim, sana söz vermedim, seni sevdigimi söylemedim diyorsun hep. bana sarıldıgında o kadar sahiciydin ki ben bu sebepten söylediklerini duymuyor sadece yaptıklarına bakıyordum. ama sen herkese aynılarını yapıyormuşsun.. düşünüyorum ona da sarılışını, sarılıp uyuyuşunu, koklayıp bana dediklerini diyişii, önemseyişini ve o zavallı kızın da benim gibi bunları sahici sanışını.. bana sarılman bile benim için bi umuttu. kendimi özel sanmamı sagladı..
ben yoktum ihtiyacını gidermek için yaptı bile diyemiyorum. çünkü sen onu hayatında tutmaya devam ediyordun ve edecektin.bi aralar demiştin ki, aldatırsam bile sen içimde özel kalırsın, senin yerin ayrı olur, içimle aldatmam, o sadece o iş için olur, sadece bir günlük, aynı kişiyle devamı gelmez, içimdeki hayvanı dindirmek için olur diye.. içinde de dışında da özel kalamamışım. beni kaybetmemek için degil de onu kaybetmemek için çaba harcadın o gün.
kendimi onca zamandır suçladıgım için içim acıyor. yeni tanıştıgın bir kız için beni kaybetmeyi göze alarak "hepinizi seviyorum" diyecek kadar önemsiz oldugumu görmek, benim sandıgım her şeyin bi başkasının oldugunu düşünmek, sandıgım kişi olmadıgını görmek, yaptıgın her şeyin taktik, numara, oyun oldugunu ögrenmek, vs vs.. hepsi içimi acıtıyor.
ben sana sarılıp uyumayı özlerken, senin başkalarıyla uyudugunu bilmek!!!
içimdeki acıyı anlamanı beklemiyorum senden. hatta öyle bi karakterdeymişsin ki, sen benim acımla dalga geçersin anca. boş bunlar senin için.. ama benim için degiller. söylemezsem bunları içim çürüyecek, beynim kazınacak. dalga geçecegini, önemsemeyecegini, bunların senin için boş şeyler oldugunu bile bile yazıyorum. felsefe yapmaya çabalama o sebepten..
bi film izlemiştik senle, adam karısını karısından çirkin bi kadınla aldatıyordu. çirkin kadın adamın karısını görünce mahvolmuştu kendinden güzel diye.. sende bana sormuştun, senden güzel olursa mı çirkin olursa mı daha çok canın acır diye. bende demiştim ki, "benden çirkin olursa.."
güzel olursa eger, "o benden güzel, bu sebepten yaptı" diyebilecekken, çirkinken "demek bu kadar berbatım" hissi uyanır insanda. keşke benden güzelini bulsaydın engin. daha az acırdı belki canım..

Hiç yorum yok: