uzun süre yazamadım üzgünüm.. fakirligin gözü kör olsun işte, kontör bitince giremedim, internet kafelerden de oldum olası haz etmem...
İzmir'e geldim. gelişim pek bi problemliydi.. Şimdi ben normal şartlar altında asansöre bile binemeyen, luna parka gidip sadece seyreden insan, uçak bileti almaya kalkınca elbet problem yaşanması normal.. bileti almamla beraber tutuşmaya başlamıştım zaten. bi ay var ben vasiyetimi falan yazmayı planlıyorum o derece tırsıyorum. a mal o kadar korkuyorsun da ne demeye uçak bileti alıyorsun diyeceksin ama bi dur deme, dinle bi.. şimdi benim memleketle izmir arası 15 saat sürdügünden ötürü o yol bi işkencedir asırlardır bana.. lakin her otobüse binme girişimimde uçakla gidicem bu sefeeerrr yeaaa diyip son güne bırakıp tabi ki de uygun fiyata bilet bulamayıp sike sike otobüsle gidiyordum. yani asıl amaç uçaga binmek degil de söylenmek benimki.. bi de bizim oraya giden otobüsleri görmelisiniz, evlere şenlik.. tipler insana benzemiyor zaten orasını geçtim, çocuk vızırtıları mı dersin, eşek ölüsü kokuları mı dersin artık ne dersin ona sen karar ver ama izmir kordonundaki "Amerikan güzeli" ablalarımın hepsi toplaşmış cinsten bi otobüs seferi oluyor her seferinde. ve ben her seferinde bol küfürle o yolu uyuyamadan, gebere gebere tamamlıyorum. bi de son zamanlarda moda oldu bende, hem sistitim tutuyor, hem isal oluyorum. düşünsene bi, 15 saat yooll ve ben isalim!!!! ve bi de çok şanslıyımdır, ya yanıma kara böcük şişko leş kokulu bi bayan oturur, ya iki koltuga sıgmayan buldozer gibi teyzemler denk gelir, ya çocuklu kadınlar gelir, falan filan.. o yol bana işkence olur yani. şöyle dal gibi yurdum insanı, üniversiteli, görgülü, hanımhanım kızlara hiç denk gelmedim niyeyse.. biri geldi bi keresinde yol boyu agladı, yigenini öldüreceklermiş. bakire çıkmamış kız, aşiretmiş ailesi falan filan.. hay a.q sizin gibi insanların. namusunuza sokayım!
her neyse konuyu çok saptırdım ne diyecegimi unuttum, ha işte asıl amaç uçaga binmek degilde şikayet etmek, nazlanmak falan benimkisi.. kendi kendimi avutma seansları "bu sefer uçakla gidiceeeem"ler. yine aynı zamanlardan biriydi, ben kendi kendime dövünüp, söylenip, uçak uçak derken bi baktım hooopp aplam uçak biletimi alıvermiş.. anam iptal da edilmiyor ki!! gel zaman git zaman kendime dualar falan okuya okuya geldi çattı benim gitme vaktim. ikinci kata bile asansörle çıkarken fenalıklar basan ben yani.. bi kere es kaza tren midir ne zıkkımdır o luna parktaki, ona binme gibi bi hata yaptım, savunmasız yakalandım, kara cahildim, bilmiyordum nasıl bir şey oldugunu, bi bindim allah inene kadar bilmedigim duaları bile ezber edip okudum yani o derece gidiyordum kalpten.
dünyayı ayaga kaldırmadım desem yalan olur, kaldırdım çünkü. ablalarım, abilerim, annem falan seferber oldular bana sakinleştirici ilaç falan temin ettiler. ben bunla yetinmeyip bi de eczaneye gidip, pasiflora mıdır ne zıkkımdır, öyle bi şurup aldım. diazemiydi, şurubuydu derken ben daha binmeden bi şişe şurubu bitirdim korkudan. aman kemal sunal gibi olmayayım, diye diye mal ettim kendimi binemeden. neyse bekleme salonundayım, derin derin nefes alıyorum (anasını satayım o kadar ilaç içmişim, gözümü açamıyorum, bildigin mal olmuşum halen tırsmam geçmemiş), zaman geldi çattııı. çıktım gidiyorum uçaga dogru ama bildigim duaların hepsini de yanımda götürüyorum. o nasıl bi şeydir öyle yanından geçerken kanadı kafama düşer mi lan bunun, düşse acaba nolurum, dur ben şurdan uzaktan yanaşayım merdivene falan bunların hesabını yapıyorum.derken bindim, küfrü bastım tabi. sürtük karı bana cam kenarını vermiş, o kadar da dedim ha, ilk biniyom az korkacagım yeri ver diye. kapadım camı yasladım kafayı koltuga allaamm bi saat sonrası olsun nooolur inim şundan hadi yap bana bi kıyak falan diye pazarlık yapıyorum içimden. öyle bi anlattılar ki ilk kalkarken korkarsın bi tek, çok sarsılıyor, zart zur diye, bende yapıştım koltuga ayaklarımla kollarımla falan kene gibi sabitlemeye çalışıyorum kendimi. kalktı uçak, enee dedim bu muydu o sarsıntı yani!!
şeytan dürtüyo tabi "azcık aç şu pencereyi hadi hadi, hadi kız" "bi siggit lan şeytan züppesi" derken o kazandı, hafif araladım, sonra bi baktım ben cama yapışmışım aşagıyı inceliyorum. "nerdeyiz biz, hmm şurası şu olabilir bak şurda acık çıkıntı var, lan nere bura, hay harita bilgini mikeyim sophia senin" diye cama burnumu dayamış aşagıyı görmeye çalışıyom. öf bu kemer de çok engel oluyor, belim agrıdı lan, çıkarsam mı ki!!! inmesin uçak dolanalım biz, 15 saat sürsün hadi buda, zaten ilerlemiyor bak saatlerdir o çıkıntıyı bi geçemedik, hadi be hacı, inme lan, arabalar görünmeye başladı, alçalıyoruz, hayırrrrr yüksel lan diye bögürecektim utanmasam.
buu yolculuk ayın 9unda gerçekleşmişti. gelelim sonrasına... neyse şimdi yazamicam, yazarım bilaare bilaaderr..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder