30 Ağustos 2011 Salı

En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir demişler.. Bugün bayram neşe doluyor insan!

Bugün bayram. Kavga ile uyanmak güzel oluyor bayram sabahı.. Eskiden heyecanla uyanıp, harçlık almak için tüm kardeşlerim ve annemin önünde sıra bekleyip el öper, yeni kıyafetleri büyük heyecanla giyer, sonra da şeker toplamaya çıkardım arkadaşlarımla. Hep bana şeker verirlerdi, oysa ki ben biri belki para verir umuduyla o kapıları arşınlardım. Yanımdakilere para verseler de bana hep şeker kısmet olurdu, çünkü ben en küçüktüm.. Yani bi tek ailemden alabilirdim harçlık. O da çekirdek ailemden.. Şimdi evde şekerim bile yok. Koltuga gömülmüş, kovboyun "dın dın" gitar sesleri eşliginde sinirden bi yerleri parçalama istegimle lanet okuyorum. Sıkıldım her şeyden sanki.. Her boku mahvetmesinden, hep bi sorun çıkarmasından, saçma salak işlerinden ve memnuniyetsizliginden. Aptal hayatımdan sıkıldım daha dogrusu, ne işim var ulan benim izmirde.. Ailemin yanında olabilirdim şimdi.. Denizliden bile apar topar döndük, beyimize heyheyler geldi, dışarı gezmeye çıkmışız, yoldan dönüp izmire geldik, kadın saatlerce agladı, inadım inat, götüm iki kanat geldi bu izmire.. Anasına deger vermeyen, aglatan adamın beni mutlu etmesini bekliyorum bi de.. Evime dönmeliyim sanki. Sanki.. Off bilmiyorum. Kararsızlık en kötüsü. Şöyle bi bakıyorum, bana huzursuzluk dışı hiçbi halt verdigi yok.. Korkuyorum ama yine de.. Pes etmekten korkuyorum..

Hiç yorum yok: