31 Ocak 2012 Salı

dayak yedim.

ve evet, dayakta yedim sonunda. bildigin top gibi sektirildim falan.. acılarını dün hissetmiyordum ama şuan bildigin tüm vücudum agrıyor.. inanamıyorum ya, dayak yedim. kovboy itinden dayak yedim.. bütün hakaretlerinizi memnuniyetle kabul edebilirim, ben kaşındım degil mi.. elin bi bok olmayan itine haddinden fazla deger verir haddinden fazla taviz verirsen olacagı bu.. elin armut mu topladı derseniz yok toplamadı, bende indirdim baya bi.. ya dayak yedim yaa, gülüyorum, dalga geçiyorum falan, bildigin dayak yedim. ben ki "bana el kaldırırsan biter, bıdı bıdı" eden insan..
acilen sevgili arıyorum. aciiiilennn.. hemen, şimdi..

30 Ocak 2012 Pazartesi

kıllarım genlerimden geliyor arkadaş, ben napayım..


geçmişe adım atmışken bi kaç olayı daha anlatmak istiyorum size. çok severek anlattıgım bi hikayem vardır küçüklügümle ilgili,
evin minigiyim, evin içinde kendi halimde koşturur dururum hep ben. evimizinde ince uzun bi koridoru var o zamanlar. koridorun bi başında salon diger başında da annemlerin yatak odası. ben salondan çıkmışım agır çekimde koşuyorum, annemse kendi odalarının içinde geldigimi görüyor ve -böyle filmlerde agır çekim gösterirler el kol hareketleriyle gelme yapma etme der gibi, hah işte aynen öyle- annemde gelmemem için çırpınıyor. lakin ben motoru takmışım, algılayıp durma safhasına geçemiyorum, koşarken agır çekimde, düşünüyorum "annem napıyor!!!" derken odaya ulaştıgımı, saga kafamı çevirip babamı arkası dönük gördügümü hatırlıyorum sonrasında da annemin apar topar beni odadan fırlattıgını hatırlıyorum. noluyor yeaaaa, dememe bile fırsat verilmeden kapının yüzüme kapandıgını bi de.. yıllar yıllar boyu bu olay kafamı kurcaladı benim, "annem beni niye odadan attı?" yaşım bayaca ilerledikten sonra farkettim ki, babam orda çıplakmış. lakin ben altında siyah bi pantolan var sanmıştım...

geçmiş geçmemiş midir..

küçükken herkesin bişiler yapıp büyüdügünde hatırlayıp utandıgı anıları olmuştur. benimde var.. off çok utanıyorum. anneme de yeni itiraf ettim zaten bu olayı. hayır kendime bile itiraf edemiyordum ama evet, yaptım ben bunu, yaptım arkadaş..
bizim müstakil evimiz vardı iki katlı, üst katta biz otururduk alt katta da kiracımız vardı. kiracımız yeni evli bi çiftti ve bi de bebeleri vardı. kendim çok büyükmüşüm gibi ben sürekli onlara çocuk sevmeye giderdim. neyse, kola şişesi gibi bişiyi bunlar kumbara yapmışlar ve o birgün şeytanla tanıştım ve beni dürtmeye başladı, her gidişimde pencereden arka bahçeye o kumbaradan bi kısım dökmeye başladım. sonra bi baktım bagımlılık yaptı. kendimi alamıyorum sürekli gidip döküyorum falan.. adamlar da hiç demezler miydi acep "ulan bu artacagına azalıyo lan" diye çok merak ediyorum!! neyse bi gün de babamın cegbine elimi attım kagıt paralar, offff, gözüm döndü.. çaktırmadan kaptım içinden bi kaç tanesini ve ben böyle böyle biriktirdim bayaaaca bi para. gidip harcasam bişiler alsam anlicam kendimi de biriktiriyorum 5 yaşında hangi hedeflerim için biriktiriyorsam artık.. neyse bi gün annemin çıglıgıyla kendime geldim.
"BU PARALARI NERDENNN BULDUNN SEEENNNNNNN!!!" diye yırtıyo kadın kendini. zulamı bulmuş! 5 yaşındaki zekamla iki saniye içinde kafamda bi ölçüm tartım yaparaktan babamın cebinden aldıgımı söylemenin en mantıklısı olduguna karar verip
"BABAMIN CEBİNDEN ALDIM BÖHÜÜ.." dedim. komşudan çarptıgımı söylesem kukumu yakacak belli, bilirim anamı, abimin elini bakkaldan sakız çaldı diye yakmış, okul çantasında silgi bulunca dayaktan pestile döndermiş ve tam böyle suyu çıkacak kısımda babam yetişip silgiyi ben aldım demiş falan.. öyle böyle bi kadın degil yani, hırsızlıga pek bi tepkili..
az dayak ve paralarımın elimden alınması sonucuyla yırttım olaydan. yalnız şuan o komşularımla karşılaşsam yüzlerine bakamam utancımdan. aklıma geldikçe bile yerin dibine giriyorum. bahçeye döker döker sonra gider toplardım!! allahım, rezalet!!

kam on beybi..

karar verdim bundan sonra bakımlı bi insan olucam. ulan götüm gibi karılar kendilerine bakıyorlar ve benden daha ilgi çekici oluyorlar bense ortalıkta sümük gibi dolaşıyorum.. neymiş, dogallık daha güzelmişşşş! siktir ordan, dogallıgına sokayım. evde kalıcam lan bu gidişle! sonra bi de lüks mekanlara takılcam bundan sonra. alsancak kuytu köşeleri ucuz diye oralarda takıla takıla açlıktan nefesi kokan adamlarla tanışabiliyorum anca. "heyyy ben metalciyim, yaşasın rock! yeahh adamımm, meeennn.. o yeaaa" diyen adamlar ya da "motorcu gençlik, biz kardeşizz" diye dolanıp birbirini düdükleyenler.. "bunlara son!!!" süslü püslü, tıkkıdı tık tık hanımefendi, şıkırdım kızlarından olup, doktor, mühendis, ve benzeri herifleri tanıyabilicegim mekanlara takılıp, "ay ben yapamam, elalemin götünü kaldırmak bana göre degil, utanırım o ne öyle" gibi lafları söylemeden gözümü öküz gibi herife dikip bakacagım.

28 Ocak 2012 Cumartesi

tam bir insan olmama az kaldı!!!...

okul bitiyor. inanamıyorum ya, kendimi bildim bileli okuyorum ve okumamak, ögrenci olmamak, artık tam bi insan olmak.. alışabilecek miyim bilemiyorum. "aaabiii ööörenciyim noolur yap bi kıyak" diyerek indirim yaptıramayacak mıyım yani şimdi ben! ya da otobüslere iki katı para mı verecegim!!
6 yaşımdan beri okuyorum ben arkadaş. nasıl tam bi insan olmayı becerebilirim ki..
ve en büyük korkum da çalışma hayatı. şuan ittire kaktıra nasıl olsa biticek diyerek devam ediyorum, ha bugün ha yarın bıraktım bırakıcam diye lakin tamamen düzgün bi işe sahip olup, emekli olana kadar ordan ayrılamayacagını bilmek ne feci bi duygu! kendimi ömür boyu aynı yere gidip gelirken göremiyorum. yapamam ben bunu ya hayır olamaz imkansız..
tek dersim kaldı. "cengiz"!!! lanet olası cengiz bıraktı yine.. önümde hem büt hem tek ders sınavı var.. eşek deilim ya geçerim diye herkesi kandırmaya çalışıyorum da fena tırmıyo degilim yani. cengiz bu, belli mi olur herifin işi..
onun dışında halen burger da çalışıyorum. bugün gitmedim, grip oldum anasını satayım sabahtan beri yataktayım bilgisayar elimde "gossip girl" izliyorum. ayıla bayıla izledigimi sanmayın haa zaman geçsin maksat.. aptal gençlik dizisi işte, salak salak aşk entrika hikayesi. kimin eli kimin cebinde, donunda belli degil. bigün o öbürünü götürüyo, diger gün digeri bi başkasını..
kovboyla da aramız baya baya düzelmişti ama eski sürtüklerinden birini ekleyince facebookuna ben de atar yaparak "o sürtük hayatında oldukça ben yokum" dedim ve o günden bugüne kadar yüzünü dahi görmemeye özen gösterdim.. bugün biraz gördüm ve tartıştık yine ve biraz laf kalabalıgı yaparak kafamı kurcaladı.. eklememiş sanırım. sordum söylemedi! ALLAH AŞKINA NE HALT KARIŞTIRIYORSUN BE HERİF! gizemli gizemli ayaklar.. siktirip dışarı çıktı zaten o orospu çocugu arkadaşıyla buluşmaya.. ona ne lakap takmıştım hatırlamıyorum, şapka mı demiştim acaba ???..
her neyse ekisi gibi günü gününe yazmayınca olmuyor. bundan sonra günü gününe yazmaya özen göstereyim bari. öpüldünüz..

2 Ocak 2012 Pazartesi

nerde kalmıştık...

şimdiii... bayagı bi zaman yazamadım. tabi ki bu dönemde geçenlerin hepsini yazamayacagım, elbet hatırlamıyorum :) ama şöyle bi özet geçecek olursammm, iki aydır burger king de çalışıyorum( elbette hangisi oldugunu söylemeyecegim) en son memleketteydim,kovboyla bitmişti ve agır bi depresyon içerisindeydim.. şuan izmir e döndüm ve iş buldum ve her şey normal devam ediyor. kovboy halen var. var da yok yani.. eskisi gibi..

dönüşüm muhteşem olacakkkk...

yaaa kusura kalmayasın söZlük, telefondan yazamaz olduydum, bişi yaptılar yazamıyordum. inan doldum yaniii.. anlatacak o kadar şey var ki.. lakin şuan çok yorgunum, uykusuzum ve yarın sabbahın köründe işe gidicem, uyumalıyım.. artık hep beraberiz. tüm maaşımı şu lanet olası mini minnacık şeye yatırdım!! lan bi ay gecemi gündüzüme kattım laynnn bennnnn... eşşek gibin çalıştım karşılıgına bak, minnacık bi kutu.. pört!