Ölesiye sıkıcı bi hayata sahibim son zamanlarda. Evdeyim sürekli. İş yok koca yok arkadaş yok.. yakındır konuşmayı falan da unuturum ben. Uyuyorym paso. Bir de sürekli yeni yeni hastalıklarım türüyor. Bu arada kovboy kafayı yedi geri dönmek istiyor ağladı kendimi öldürcem ascam kescem falan.. bizim kovboy.. hani şu beni istemeyen it yerine koyan kovboy.. ben istemedim geri gözümün önünde böğüre böğüre ağladı.. sabreden derviş demisler.. ah şu atalarımız hep mi haklı olmak zorundalar.. kafam karışık karışık olmasına da düşünmeye de mecalim oldugu söylenemez. Yani zamana teslim ettim kendimi. Zaten iyi giden bi halt yokken kafamı kovboyla, isteyip istemediğimle meşgul edemeyecegim vallaha. Yazacak pek bi şeyim yok aslinda malak gibi yatıyorum. Herkesi kendimden uzaklaştırıyorum. Arkadaslarımın bitmek tükenmek bilmeyen sorunları boguyor artık beni. Onları dinlemekten kaçtıkça onların daha çok anlatası geliyor ve benim de sabrım tükeniyor carlıyorum. Sonrası küsüyorlar bana.. arkadaşlığıda beceremiyorym. Ve inan anlam da veremiyorum. Nasıl yorulmadan bıkmadan usanmadan karşıdakini düşünmeden 7gün 24 saat o gereksiz aynı konuları konuşabiliyorlar..
Saat 11den beri uykum var ve şu lanet telefonu elimden bırakıp uyuyamadım bi.. neyse iyi geceler olsun sevgili blogcugum. Sanırım bana kalan tek şey sen olacaksın bu gidişle.. sana sahip çıkıp daha çok ilgilenmeliyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder