21 Mayıs 2013 Salı

sus, bir şey söyleme, müziği hisset ruhunun derinliklerinde

bir şeyleri hep kendi elimizle kaybediyoruz aslında. aceleciliğimizden, vurdumduymazlığımızdan, sonunu düşünmediğimizden... hep istiyoruz, hep çoğunu, daha fazlasını, en mükemmelini istiyoruz ama bunun için ne kadar çaba sarf ediyoruz belirsiz.
 de çaba sarf etmekten, isteyip isteyip ulaşamamaktan, hep melankolik bir edada salınıp durmaktan, kimsesizlikten en çok ne yapacağımı bilmemekten ötürü tasalanıyorum. düşünmek istemiyorum aslında ben, formüller uygulamak istemiyorum, stratejiler üretip karşı stratejileri çürütme çabasına girmek istemiyorum. ben yaşamak istiyorum. o sevdiğim insanlara sarıldığım hazla, huzurla dolu bir göğüsle sonsuza kadar tebessümlü suratımla... sonsuz hatta uçsuz diyarlara gidebilmek istiyorum bir göğüs göğsümde atarken. kalp atışlarımızın senkronizesinden dünyanın uğultusunu fark etmemek, düşünmemek istiyorum.
 onun bende bütünleştiğini bilip aklından geçenleri sorgulamadan huzurla kollarımda uyumasını istiyorum. o noktada kilitlenip, o noktada dondurulup, uçsuz bucaksız sonsuzluğa, yokluğa ulaşmak istiyorum.. evet tam anlamıyla bunu istiyorum. kalbimin acıyıp durmasından aldığım hazzın yerini sessiz bir huzurun kaplamasını istiyorum. huzur, sessiz bir huzur..

Hiç yorum yok: