2 gündür kovboyun teyzesinini gezdiriyorum. almanya dan geldi, havaalanından gidip ben aldım. kadını tanımıyorum, resmini bile görmemişim, kırmızı karanfil misali kıyafetlerle bulduk birbirimizi.. böylece kovboyla en son kavgamız üzerinde duramadık, gece gelmeyecegim demişti ya, saat 4 gibi gelmeyecek diye beklerken geldi, konuşmadık etmedik, kedi de yatagına işedigi için yanıma yatmaya mecbur kaldı o gece. hoş işemeseydi de yatardı belki, bilemeyecegim.. sabahına da teyzesi geldi, arada kaynadı gitti o muhabbet..
citibankın mülakatına gitmiştim bir hafta önce, 2. mülakata çagırdılar, bugün oraya gittim.felaket felaket üstüne geldi, agladım falan zaten yolda.. berbattı..
ilk olarak kuaföre gittim, kadın resmen deşti kaşımı, kıpkırmızı olmam bi yana yara bere içinde kaldım, makyajı da yapamadım zaten kadın başımda durdugundan, beceremiyorum iyi zaten, biri izleyince hiç yapamadım. gömlegimin çanta taktıgım kısmıda bu arada kırıştı.. derken çöktüm ben zaten. sonra bindim otobüse, inecegim yere geldim otobüsten iniyorum tam çaattt, benim bilek ikiye katlandı, allahtan tam önümde bi amca duruyordu, resmen sarıldım amcaya yere yapışmamak için.. yanda teyzede, "aman allah korudu, topuk gitti topuk" derken iyice kıpkırmızı oldum ben. aradım annemi başladım aglamaya.. zaten iki gram makyaj yapmıştım o da gitti.. makyaj yok, kaşlarım yara bere içinde, gömlegim kırışmış, lanet olası topuklularla yürüyemiyorum, moralim nasıl kötü anlatamam.. sinek'in iş yerinin oralardayım, sinekle de konuşmuyorum, o an o kadar kötüydüm ki onun oraya gidip toparlasam mı kendimi diye bile düşündüm. sonra dedim sophi, o kadar atar yaptın, kuyruguna baka baka dönmek olmaz, tükürdügünü yalayamazsın.. neyse yürüyorum aglamamı durdurmaya çalışarak derken yagmur başlamasın mı.. allahım ben öleyim bugün dedim.. dedim vallaha. gittim görüştük, kadın bana demesin mi, çok mutsuz görünüyorsun sen yaaaa, diye.. toparlayayım derken, yaşadıklarımı anlatmaya başlayarak sanırım daha da sıçtım ve sıvazladım.. eve geldim sonra aglarken aglarken uyuyup kalmışım..
iş bulamicam ben.
30 Mayıs 2012 Çarşamba
27 Mayıs 2012 Pazar
yine melankoli..
"maki"ye yazdıgım mesajı buraya kopyala yapıştır yapmam, şuan içinde bulundugum durumu anlatmaya yeterli olur sanırım..
"her şeyden sıkıldım. arkadaşım yok, dışarı çıkmaya kalksam çıkamıyorum, kimse yok.. yani öyle yanında canımın sıkılacagı, umursamadıgım adamlar bile yok. bana asılanlar koleksiyonumdan seçip sadece can sıkıntım gitsin diye görüşebilecegim bile kimse yok.. anlayacagın, herkes bana yabancı burda! bi tek kovboy var, o da ben uyanmadan gidiyor ve gece 2lerde geliyor, geldiginde de bilgisayarına oturuyor.. konuşmayı bile unutcam. ve bana olabildigince kötü.. ve başka karılarla fingirdiyor diye de düşünüyorum. zaten hepten umursamıyor beni..bunlarA ragmen kopup gelemiyorum memlekete.bırakamıyorum onu.. ki memlekete geldigim vakit mutlu olacagımdan şüpheliyim, aynı senin mutsuzlugunun sebeplerinden kaynaklı olarak. burda kimsesiz, yapayalnız, çaresiz, bi umut beklemekten yoruldum. umut yok zaten, ben kendim, noktaları astigmatımla büyütme çabasındayım..memlekette de mutsuzluk var.. kaçıp başka şehre gitsem, yine mutsuz olucam. iş yok, hamburgerci olmak en son istegim. çok bi bok olmasa bile ben o okula yıllarımı verdim. garsonluk yapacaktım, hamburgercilik yapacaktım okumasaydım en azından şimdi oralarda kariyer yapmıştım ya da bi ton para harcamak yerine bi ton birikim yapmıştım. ders çalışmıyorum ki kpss yi kazanayım, iş nasıl aranır, mülakatta nasıl konuşulur bilmiyoruym ve arastırmak da işime gelmiyor, istemiyorum, hiç bir şey yapmak istemiyorum. hiçbir şey
yapmamakta istemiyorum. işte bunların arasında sıkışıp kalmış bi vaziyetteyim. ne geri gidebiliyorum ne ileri.. ne yapmak istiyorum ne yapmamak. ne konuşmak istiyorum ne susmak..beni anlayabilecek en iyi insan sensin. en büyük sorunum da kimseyle konuşamamak..kimsenin anlamayacagını ya da önem vermeyecegii bildigimden anlatmak istemiyorum, sana anlatmaya çalıştıgım da buydu.. ne derdim olursa olsun, kimse önemsemeyecek, anlamayacak, geçiştirici cevaplar verecek.. daha çok canım sıkılacak. kovboya anlattıgımda da beni anlamamaya o kadar müsait ki, saçma sapan yargılamalar yapıp daha çok canımı sıkıyor, ona da anlatmak istemiyorum o sebepten. ama içimde yaşaya yaşaya, içimde öle öle de bi bok olmuyor..anlattıgım da da bi bok olmayacak biliyorum..her neyse, başta bile ne yazdıgımı unuttum. öyle, elim neye götürürse onu yazdım, anlamasan da, önemsemesen de, en azından içimden bir parçayı koparmış oldum..en azından önemsemesen bile beni yargılamayacagını biliyorum kovboy gibi. başka saçma yönlere çekmeyecegini biliyorum..en büyük sorunum kovboy sanırım. kurtulamıyorum da.ölsem kurtulur muyum onu da bilmiyorum.nereye gidicez, nolucaz..yok olacagımın kesiligine emin olsam dkk durmayacagım.
bakıyorum şöyle herkes bi yerlerde bişiler bişiler.. mutlular! çogu evlenmiş, çocukları olmuş, işleri güçleri var düzenli hayatları var,vs.. ve bu insanların çogu düzgün insan da degiller, yaptıgım şeylerden mi desem.(dıtdıt) gün sonra 25i bitiriyorum, degil evlenmek, degil koca adayı bulmak, koca olmayacak adayla yolumu tıkıyorum.düzenli bi hayatım olsun olsun diyorum da, hadi diyelim ki buldum, evlendim vs.. ben ev bakabilecegimden şüpheliyim.benden kadın da olmaz anne de..bu evi hergün ama hergün derli toplu tutmak anlamına gelen bi durumken benim evim yılın bir günü anca derli toplu oluyordur.çocuk istiyorum güya, kendimi besleyemiyorum ben daha. üşengeçligimden yemek yemiyorum, nasıl bi çocuga bakabilirim ki ben.. yani bakıyorum da aslında istedigimi sandıgım şeyler istemedigimmiş gibi görünüyor.resim çizmeyi seviyoruuummm, diyorum elime kalemi alıp bi çizgi bile çizmiyorum.fotografçılık yapmak istiyorum diyorum, bi tane fotograf ekmeye tenezzül etmiyorum..illa mükemmel seviyede malzemeler sahip olmam gerekmiyor, yapabilirim ama yapmıyorum..boş duruyorum, tamamen bomboş..ne
istedigimi bile bilmiyorum, beni neyin mutlu ettigini bile..böyle bişiler işte.."
isimler ve yerlerde oynamalar yaptım tabi ki, umarım atladıgım yer yoktur.. bunu yaparken sagolsun kovboy bey arayıp canımı sıktı yine, yorgunmuş, barda kalacakmış. kavga ettik, küfür saydırırken suratına kapadım, şimdi msg atmasını bekliyorum, tehdit dolu.. umarım atmaz. daha fazla canımı sıkıp, konuyu uzatmasını istemiyorum. allahım, ne bok çukuruna düştüm ben böyle.. şu hayatıma bak, şu yaşadıklarıma bak.. şu acizligime bak..
"her şeyden sıkıldım. arkadaşım yok, dışarı çıkmaya kalksam çıkamıyorum, kimse yok.. yani öyle yanında canımın sıkılacagı, umursamadıgım adamlar bile yok. bana asılanlar koleksiyonumdan seçip sadece can sıkıntım gitsin diye görüşebilecegim bile kimse yok.. anlayacagın, herkes bana yabancı burda! bi tek kovboy var, o da ben uyanmadan gidiyor ve gece 2lerde geliyor, geldiginde de bilgisayarına oturuyor.. konuşmayı bile unutcam. ve bana olabildigince kötü.. ve başka karılarla fingirdiyor diye de düşünüyorum. zaten hepten umursamıyor beni..bunlarA ragmen kopup gelemiyorum memlekete.bırakamıyorum onu.. ki memlekete geldigim vakit mutlu olacagımdan şüpheliyim, aynı senin mutsuzlugunun sebeplerinden kaynaklı olarak. burda kimsesiz, yapayalnız, çaresiz, bi umut beklemekten yoruldum. umut yok zaten, ben kendim, noktaları astigmatımla büyütme çabasındayım..memlekette de mutsuzluk var.. kaçıp başka şehre gitsem, yine mutsuz olucam. iş yok, hamburgerci olmak en son istegim. çok bi bok olmasa bile ben o okula yıllarımı verdim. garsonluk yapacaktım, hamburgercilik yapacaktım okumasaydım en azından şimdi oralarda kariyer yapmıştım ya da bi ton para harcamak yerine bi ton birikim yapmıştım. ders çalışmıyorum ki kpss yi kazanayım, iş nasıl aranır, mülakatta nasıl konuşulur bilmiyoruym ve arastırmak da işime gelmiyor, istemiyorum, hiç bir şey yapmak istemiyorum. hiçbir şey
yapmamakta istemiyorum. işte bunların arasında sıkışıp kalmış bi vaziyetteyim. ne geri gidebiliyorum ne ileri.. ne yapmak istiyorum ne yapmamak. ne konuşmak istiyorum ne susmak..beni anlayabilecek en iyi insan sensin. en büyük sorunum da kimseyle konuşamamak..kimsenin anlamayacagını ya da önem vermeyecegii bildigimden anlatmak istemiyorum, sana anlatmaya çalıştıgım da buydu.. ne derdim olursa olsun, kimse önemsemeyecek, anlamayacak, geçiştirici cevaplar verecek.. daha çok canım sıkılacak. kovboya anlattıgımda da beni anlamamaya o kadar müsait ki, saçma sapan yargılamalar yapıp daha çok canımı sıkıyor, ona da anlatmak istemiyorum o sebepten. ama içimde yaşaya yaşaya, içimde öle öle de bi bok olmuyor..anlattıgım da da bi bok olmayacak biliyorum..her neyse, başta bile ne yazdıgımı unuttum. öyle, elim neye götürürse onu yazdım, anlamasan da, önemsemesen de, en azından içimden bir parçayı koparmış oldum..en azından önemsemesen bile beni yargılamayacagını biliyorum kovboy gibi. başka saçma yönlere çekmeyecegini biliyorum..en büyük sorunum kovboy sanırım. kurtulamıyorum da.ölsem kurtulur muyum onu da bilmiyorum.nereye gidicez, nolucaz..yok olacagımın kesiligine emin olsam dkk durmayacagım.
bakıyorum şöyle herkes bi yerlerde bişiler bişiler.. mutlular! çogu evlenmiş, çocukları olmuş, işleri güçleri var düzenli hayatları var,vs.. ve bu insanların çogu düzgün insan da degiller, yaptıgım şeylerden mi desem.(dıtdıt) gün sonra 25i bitiriyorum, degil evlenmek, degil koca adayı bulmak, koca olmayacak adayla yolumu tıkıyorum.düzenli bi hayatım olsun olsun diyorum da, hadi diyelim ki buldum, evlendim vs.. ben ev bakabilecegimden şüpheliyim.benden kadın da olmaz anne de..bu evi hergün ama hergün derli toplu tutmak anlamına gelen bi durumken benim evim yılın bir günü anca derli toplu oluyordur.çocuk istiyorum güya, kendimi besleyemiyorum ben daha. üşengeçligimden yemek yemiyorum, nasıl bi çocuga bakabilirim ki ben.. yani bakıyorum da aslında istedigimi sandıgım şeyler istemedigimmiş gibi görünüyor.resim çizmeyi seviyoruuummm, diyorum elime kalemi alıp bi çizgi bile çizmiyorum.fotografçılık yapmak istiyorum diyorum, bi tane fotograf ekmeye tenezzül etmiyorum..illa mükemmel seviyede malzemeler sahip olmam gerekmiyor, yapabilirim ama yapmıyorum..boş duruyorum, tamamen bomboş..ne
istedigimi bile bilmiyorum, beni neyin mutlu ettigini bile..böyle bişiler işte.."
isimler ve yerlerde oynamalar yaptım tabi ki, umarım atladıgım yer yoktur.. bunu yaparken sagolsun kovboy bey arayıp canımı sıktı yine, yorgunmuş, barda kalacakmış. kavga ettik, küfür saydırırken suratına kapadım, şimdi msg atmasını bekliyorum, tehdit dolu.. umarım atmaz. daha fazla canımı sıkıp, konuyu uzatmasını istemiyorum. allahım, ne bok çukuruna düştüm ben böyle.. şu hayatıma bak, şu yaşadıklarıma bak.. şu acizligime bak..
25 Mayıs 2012 Cuma
büyü yapmayın! ve özür dilerim..
dün kız için sürtük diye bahsettigim için çok üzgüüm, harbiden delikanlı kızmış, o duyamasa da burdan özür diliyorum ondan.. dün gece yatakta kıvrandım durdum. kalktım telefonunu kurcaladım aramışmı diye, aramamış. kaydetmiş mi diye baktım yok kaydetmemiş.. allahım napcam nedcem derken sabahı ettim.. kalktım bilgisayardan büyü dualarına falan baktım o derece sapıttım yani.kafayı yicektim ya resmen. bişi buldum böyle okuyorsun suratına üflüyorsun falan.. yapayım dedim. okudum duayı koştum uyurken suratına üfledim halime gülerek. yattım döndüm durdum yatakta, yokk arkadaş, uyuyamıyorum.. dayanamadım döşedim kıza mesajı.. yollasam mı yollamasam mı, kovboy duyarsa bu sefer ölüm çıkar bu evden derken içinde bulundugum halimin daha kötü olduguna karar vererek bastım göndere. tabi üç buçuk atıyorum.. mesajda da kıza resmen yalvardım sakın ama sakın kovboya benden ve bu mesajımdan bahsetme diye. sabah mesaj gelmiş kızdan, özür dilemiş bi ton.. en son kız mesaj atmıştı facebooktan, izinliydi bugün hiç yalnız bırakmadım yazamasın kıza diye, tırsıyorum çünkü kız bişi dicek diye.. (ha bu arada büyüye geri döneyim, gün içerisinde 2 defa kavga ettik. yok anam büyüler ters tepiyor, ne zaman yapmaya kalksam ertesi gün daha beter oluyoruz.) neyse ikinci kavgamızı sanırım kıza mesaj atabilmek için yaptı pezevenk.. baktı rahat bırakmıyorum, kavga çıkardı, kovdu odadan.. ve hemenn kıza mesaj yazmış. daha yeni baktım, kız engellemiş bunu. allah razı olsun ya, bulup alnından öpmek istiyorum o kızı şuan. bi teşekkür mesajı mı yazsam diye düşünmüyor degilim.. kovboyun bundan haberi olursa var ya beni dümdüz eder. ama o kadar kıskanıyorum, o kadar gözüm kara ki buna ragmen yapıyorum bunları..
tanrım, ben bu kadar sevip, bu kadar isterken, bu kadar çabalarken reva mı bunlar bana.. belki hayırlısı bu degil diye oldurtmuyorsun, ama her şey senin kudretinde degil mi, sen istedikten sonra bunu hayırlı da kılabilirsin. ne olur bana bunu çok görme..
tanrım, ben bu kadar sevip, bu kadar isterken, bu kadar çabalarken reva mı bunlar bana.. belki hayırlısı bu degil diye oldurtmuyorsun, ama her şey senin kudretinde degil mi, sen istedikten sonra bunu hayırlı da kılabilirsin. ne olur bana bunu çok görme..
23 Mayıs 2012 Çarşamba
şu karıların hepsini s.kip s.kip azaltmak istiyorum, kalmasınlar, hepsi yok olsun, bi ben kalayım!!
biliyorsunuz ki kovboyun şifresini biliyorum, lanet bir sürtük mesaj atmış, bizimki de cevap vermiş.. konuşma gayet sıradan, ama sürtügün amacını biliyorum. benimkinin de yapmayacagını biliyorum lakin içim hiç rahat degil. kızı bulup öldürene kadar s.kmek istiyorum, yemin ederim.
1993lü, inanabiliyor musunuz, o tarihte dogmuş bir veledi kıskanıyorum. daha geçen seneye kadar annesi götünden bokunu temizliyordu o kızın!
şu liseli kızlar var ya, hepsini bir odaya kilitlemek ve vur allah vur, akıllanana, kendilerinden büyük heriflere sarkmamalarını gerektigini ögrenene, ben ve benim gibileri sevgilerinin aklını çelmeye çalışmamaları gerektigini anlayana kadar burunlarını duvara sürtmek istiyorum..
bende liseli oldum arkadaşım, hiç ama hiç büyüklere sarkmadım. onlar bana sarktı hep. ve ben büyük bir olgunlukla "sübyancılarla işim olmaz" diyerek kovaladım yanımdan. bi de annem benim gençligimden şikayet eder, böyle kızı olsaydı napardı acaba..
işten çıktıgımı söylemişim en son, memlekete gidip geldim bu esnada. gelmeyecektim daha da reprezantlık sınavına çagırdılar, koştum geldim bi bok olacakmış gibi. süs köpegi gibi giyinip gittim sadece, yetiştiremedim sınavı.. önüme bildigin koca bi ansiklopedi koydular anasını satayım, yap yap bitmiyor. zaten oraya gittigim ilk anda moralim sıfırın diplerine indi. karılar mini mini eteklerle, kuaförden çıkmış hallerle gelmişler, bense onların yanındaki kül kedisi misali yataktan kalkmış gelmiş modundayım. üstümdekileri çıkarıp götüme sokayım istedim o an o karıları görüce.
acep nereye saklansam beni daha az insan görür düşüncesiyle pıstım bi kenara izlemeye başladım herkesi. düşündüm, acep bende mi onlar gibi görünüyorum ki? takım giymişim işte her ne kadar mini olmasa da, ayrıca 25 yaşındayım az degil yani.. kendimi hala beş yaşıdaki minik kız gibi görmekten vazgeçmem lazım artık. sanki onlar koca koca insanlar bense onların yanında küçük salak kız çocuguymuşum da evcilik oynamaya gelmişim gibi geldi. ne işim var lan bunların arasında derken bi yandan da onların ne işi var lan burda, gencim, yeni mezunum bu iş benim olmalı asıl diye düşünmedim de degil. ama bu düşünceler de pısmama engel degildi..
dün de bi bankanın kredi satışı için görüşmeye çagırdılar. hayatımın ilk mülakatıydı ve tabi ki de berbattı.. eve geldim agladım bi ton ben nasıl iş bulucam diye. kovboy da agzıma sıçtı, lan daha mezun olalı 2 ay oluyor, adamlar iki yıl iş bulamıyor ne diyorsun sen diyerek.. kaç yıldır okuyorsun, tatili hakettin, tatil olarak gör dedi, şerefsiz bazen çok iyi noktalara deginebiliyor. o an salya sümük aglarken sanki asırlardır iş arıyorum da bulamıyorum da asla bulamayacakmışım gibi geliyordu bana.
her neyse, bak yine geldi sürtük aklıma. sana günlügümü okutmak istiyorum yazmış, orospu! benimki cevap yamamış henüz, bakalım yazacak mı!! allahım yazmasın, güzelim, çekiciyim, seksiyim, sevgim ve sadakatim sonsuz, lan bunların hatrına yazma bişi ona pislik herif!
1993lü, inanabiliyor musunuz, o tarihte dogmuş bir veledi kıskanıyorum. daha geçen seneye kadar annesi götünden bokunu temizliyordu o kızın!
şu liseli kızlar var ya, hepsini bir odaya kilitlemek ve vur allah vur, akıllanana, kendilerinden büyük heriflere sarkmamalarını gerektigini ögrenene, ben ve benim gibileri sevgilerinin aklını çelmeye çalışmamaları gerektigini anlayana kadar burunlarını duvara sürtmek istiyorum..
bende liseli oldum arkadaşım, hiç ama hiç büyüklere sarkmadım. onlar bana sarktı hep. ve ben büyük bir olgunlukla "sübyancılarla işim olmaz" diyerek kovaladım yanımdan. bi de annem benim gençligimden şikayet eder, böyle kızı olsaydı napardı acaba..
işten çıktıgımı söylemişim en son, memlekete gidip geldim bu esnada. gelmeyecektim daha da reprezantlık sınavına çagırdılar, koştum geldim bi bok olacakmış gibi. süs köpegi gibi giyinip gittim sadece, yetiştiremedim sınavı.. önüme bildigin koca bi ansiklopedi koydular anasını satayım, yap yap bitmiyor. zaten oraya gittigim ilk anda moralim sıfırın diplerine indi. karılar mini mini eteklerle, kuaförden çıkmış hallerle gelmişler, bense onların yanındaki kül kedisi misali yataktan kalkmış gelmiş modundayım. üstümdekileri çıkarıp götüme sokayım istedim o an o karıları görüce.
acep nereye saklansam beni daha az insan görür düşüncesiyle pıstım bi kenara izlemeye başladım herkesi. düşündüm, acep bende mi onlar gibi görünüyorum ki? takım giymişim işte her ne kadar mini olmasa da, ayrıca 25 yaşındayım az degil yani.. kendimi hala beş yaşıdaki minik kız gibi görmekten vazgeçmem lazım artık. sanki onlar koca koca insanlar bense onların yanında küçük salak kız çocuguymuşum da evcilik oynamaya gelmişim gibi geldi. ne işim var lan bunların arasında derken bi yandan da onların ne işi var lan burda, gencim, yeni mezunum bu iş benim olmalı asıl diye düşünmedim de degil. ama bu düşünceler de pısmama engel degildi..
dün de bi bankanın kredi satışı için görüşmeye çagırdılar. hayatımın ilk mülakatıydı ve tabi ki de berbattı.. eve geldim agladım bi ton ben nasıl iş bulucam diye. kovboy da agzıma sıçtı, lan daha mezun olalı 2 ay oluyor, adamlar iki yıl iş bulamıyor ne diyorsun sen diyerek.. kaç yıldır okuyorsun, tatili hakettin, tatil olarak gör dedi, şerefsiz bazen çok iyi noktalara deginebiliyor. o an salya sümük aglarken sanki asırlardır iş arıyorum da bulamıyorum da asla bulamayacakmışım gibi geliyordu bana.
her neyse, bak yine geldi sürtük aklıma. sana günlügümü okutmak istiyorum yazmış, orospu! benimki cevap yamamış henüz, bakalım yazacak mı!! allahım yazmasın, güzelim, çekiciyim, seksiyim, sevgim ve sadakatim sonsuz, lan bunların hatrına yazma bişi ona pislik herif!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)