sanırım kovboydan umudu kestim artık. çünkü gözüm görüyor başkalarını ve çevrem yavaş yavaş yalnız bilmeye başlıyor beni. ve içimdeki cin yine ortaya çıkıyor.. bizim okuldaki hayrettini anlatmadım degil mi? ( hayrettin dememin sebebi, şu face de ünlenen hayrettinin tıpkısının aynısı olması) geçen gün onlarla dışarı çıktık.. sinek, hayrettin, ve hayrettinin arkadaşı.. bana aşıkmış, aşkını falan itiraf etti bana nette, buluştugumuzda da sanki haberim yokmuş gibi gayet dogal davrandım, benim sinek e "ben bu salaktan çok hoşlanıyorum ama anlamıyor" demiş.. üzgünüm, çok eglenceli birisin, iyisin, komiksin ama ama bilmiyorum, içimi kıpratmıyorsun.. ama arkadaşı.. aaaaahhh ahhhhh, zaten hep böyle arkadaşlar bulurum ben!!! en yakın arkadaşı oldugu için olmayacak bi şey seçiyorum yine yani.. neyse grafik tasarımcısı çocuk, iş varmış benim de çizimim iyi diye birbirimizin facebookunu aldık falan (benimki bahane tabi) ama ilk mesaj atan oydu, hatta bugün görüşmek isteyende.. valla ben fingirdemedim, işi bahane ederek görüşme teklif etti. bugün görüşcez.. offff hayrettin offf.. biraz daha içinde saklasaydın olmaz mıydı! tüm her şeyi mahvettin. yazsam bile çocuk arkadaşına ihanet edip benle olur mu olmaz... işi var gücü var, düzgün. tam da bu sefer düzgün bulduydum aç bulmadıydım, bahtıma tüküreyim. şu an yanımda kovboy var, kafasını egip baksa yazdıklarımı görücek ama yapmayacagını biliyorum. ki görse de bi şey demeye hakkı yok ki.. beni istemeyen, git birini bul diyen kendisi, hırpalayan döven kendisi.. hadi bakalım hayırlısı olsun..
ps: lakabı, pörtlek olsun..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder